Blogcu da gunluk yazmaya ilk basladigim gun de hastaneye gitmistim sanirim. Bu Cumartesimi de hastanelerde surterek gecirdim. Eh uzun zmandan sonra da bir seyler yazmak...
Hayat cok hizli akip geciyor. Buraya ugrayip yazi yazmayacak kadar hizli. Yakalayamaiyorum ucunu :-( Bugun bana gelen cok gusel bir fikrayi yazmak istedim. Hem cok...
Ne kadar kalabalıkmış bu şehir Büyük bir hengameyle doğuyor güneş Yüzler soğuk Kimsesiz Tedirgin Bilmeden yaşıyoruz hayatı Her köşe başında Her kuytulukta yitirilmiş aşkların Gölgeleri...
Persembe aksami. Isler yetismiyor. Ben yine mesaide. Disarda da bir yagmur baslamis ki. Maslak'tan taa GOP'a nasil gidecegimi dusunuyorum. Yani Gazi Osman Pasa'ya... Bir yili...
Ben istemedim gunesin batisini Ve kizilligin kaybolusunu Daglarin ardindan. Ben Ayin dogmasini da istemedim Yakamozlari da. Ben sadece seni istemistim. Engin denizlerde Bogulmak da degildi amacim. Can havliyle, ne dalgalar kucakladim. Kimse mecnun demedi ama Saire cikti adim Ve ben yalnizligimi Siirlerle yasadim. ...
Fark ettim bir gun o donuk gozlerinden Yaslar suzuluyordu. Belli ki umutlari yikilmisti. Hic sormadan boyle bir kaniya varmistim. Usulca yanina yaklasip Oturdugu buz gibi merdivene oturdum. Bir sigara yakip uzattim. Hic itirazsiz aldi; uzun,ince parmaklariyla. Korkuyordum konusmaya Urkuyordu belli Ben gibi... Yuzune baktim...
sen varken de aradim seni, yoklugunda oldugu gibi, belki seversin diye beni, cozmeye calistim seni.... karanlikta aradim seni, korkmadan, soguk kaldirimlarda aradim, bikmadan, artik biktim yoklugundan, soruyorum seni, her tanidigindan.... sensizligi kaldiramam bilirsin, bilirsin de nerdesin, sen su yarama tek caremsin, sen hergun aglattigin yuregimsin.... satirlari...
Sonunda Istanbul'a geri dondum. Bana kalsa hic dnmezdim ama is guc naparsin calismak da lazim. Yoksa bu beton yigini sehre donmek hic de ozlenecek birsey degil benim...
Dun sabah karnim agrimaya basladi. Ogleye dogru kesilir dedim kesilmedi. Ogleden sonra ciktim isten gidip yatayim dedim ama yolda daha da agirlasinca, hastaneye gitmek zorunda...
Şimdi sen uyurken öylece Bir dilek tuttum karanlık bir gecede Korkularım varken senden önce Bir senin için girdim izinsiz düşlere Sabah olup aklıma girince Oyle masum bir sakin halinle Güneş kıskanıyor...
Birden işitilmez olsun ayak seslerim; Gölgem bir başka sokağa sapıversin; Unutayım bir anda her şeyi, Nerde oturduğumu, Bir tuhaf adem olduğumu Can adında. Aklım arayadursun...
Vazgeçtim bu dünyadanTek ölüm paklar beniDeğmez bu yangın yeriAvuç açmaya değmezDeğil mi ki çiğnenmiş inancın en seçkiniDeğil mi ki yoksullar mutluluktan habersizDeğil mi ki ayaklar...
Yine gec bir saatte evdeyim ve yine yorgunluktan geberiyorum. Keske eglenmekten yorulsam, yada kaslarim yoruldugu icin yorgun olsam. En zoru mental olanı. Hade herkese iyi geceler, yattim ben.. Canli...
Anladım sonu yok yalnızlığın Hergün çoğalacak Her zaman böyle miydi bilmiyorum Sanki dokunulmazdı çocukken ağlamak Alışır her insan alışır zamanla Kırılıp incinmeye Çünkü olağan yıkılıp yıkılıp Yeniden ayağa kalkmak Yalnızlığım yollarıma Pusu kurmuş beklemekte Acılar...
En cok sevdigim sarkilardan biri; And Justice For All Halls of justice painted green money talking power wolves beset your door hear them stalking soon you'll please...